Burada ne yapacağız bilmiyorum. Emre Almanya günlüklerini paylaşacak galiba. Dilerim alacağı notlar "Almanya'da birinci gün... Burada herkes çok sıcak kanlı ve sarışın... Çamaşır makinelerinin rezistansları son derece kireçsiz ve temiz... Her şey harikulade... Galiba beni sevdiler!" samimiyetsizliğinden uzak, buram buram memleket hasreti ve keder ile dolu olur. (ki bence gidemeyecek bile, neyse...)
Benim için samimiyet hemen her şeyden önce gelir; adamın ülkeyi terk etmesine saatler kala tutup da mutluluklar ve esenlikler dilememem de bu sebeptendir. Öyle yapsam hello kitty sevimliliğinde - portakallı ördek gayrisamimiliğinde cümleler olurdu ortada. Yapamam. Birisi ya da bir şey kalkıp da benim alışkanlıklarımı değiştirmeye kalkarsa sinirlenirim. Amacına ulaşırsa daha çok sinirlenirim.
Değişikliklerden, özellikle de ani olanlarından böylesine nefret etmem de işte bu sebeptendir. Alışkanlıklarım her şeyim yahu benim! Allah belanı versin Emre. Şu an sana öylesine gıcık oldum ki; dönüşünde karşılamaya gelmemeyi bile düşünebilirim ve hatta tepkimin bir göstergesi olarak sözlerime burada son vereceğim. Halbuki saatlerce kendimden bahsedebilirdim. Bahsetmeyeceğim.
Marvin'in kaleminden bir şiirle (aslında her zamanki şiirle) veda ediyorum sana. Zaten o kadar alışkanlık filan dedim; belli ki ilişkimiz tam bir alışkanlık halini almış! Gerçi, biraz heyecan için evimi filan yakmanı tercih ederdim ama neyse!
Şimdi Almanlar düşünsün!
Artık ben de uyumak için,
Elektronik koyunları saymaya çalışırım.
Tatlı rüyalar dileğini kendine sakla,
Nasıl da nefret ederim karanlıktan.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
0 comments:
Post a Comment